20 Haziran 2017

FARMASİ KAJAL JEL EYELİNER



Geçtiğimiz mayıs ayında , Farmasi ürünleri satan bir arkadaşımdan Farmasi Kajal Jel Eyeliner siparişi verdim. Geldiği günden beri elim devamlı bu eyelinere gidiyor. 
İlk kullandığım jel eyeliner olduğu için veya sürümü değişik geldiği içindir bilemiyorum:)
  Her seferinde bir öncekinde daha iyi sürmeyi başardığım bir eyeliner oldu. Açıkça söylemek gerekirse ,kullanmaya başlamadan önce bayağı beni ürküten bir üründü. İtiraf etmeliyim ki kalem eyelinerler herkes gibi benim içinde kullanımı oldukça kolay ürünler .


Geçtiğimiz ay ki katalogta eyeliner fırçası yanında hediye olarak satılıyordu. Bende daha önce jel eyeliner fırçası kullanmadığım için ,işe yarayıp yaramayacağını düşünmeden siparişi verdim.. Beni hiç zorlamayan ,elime oldukça iyi oturan ve tek sürüşte çizgiyi tamamlamama fırsat veren bir fırça oldu. Aldığıma pişman olmadım .
Jel eyeliner 3 g küçük bir kavanoz içerisinde bulunuyor.
Fırçayı dokundunuz anda köpüğe dokunuyormuş izlenimi veriyor. Mat bir yapıya sahip ,sürdüğünüz andan kısa bir süre sonra ürün matlaşıyor. Buda oldukça hoşuma giden özelliği oldu. 
  Dokunmadığınız sürece akma ,bulaşma yapmıyor. Gün boyu gözümde sorunsuz kalıyor.Aslında rengi bayağı siyah ama ben jel eyelinerlara alışık olmadığım için fırçaya fazla alamıyorum :) 
Jel eyelinerler da sorun bir süre sonra kurumaları ,bunu yaşamamak için kapağını sıkı sıkıya kapatıyorum.
 Günlük kullanımda işimi gören bir eyeliner oldu. Kavanoz küçük olmasına rağmen ,oldukça uzun süre kullanacağımı düşünüyorum. Yalnız gözümden temizlerken beni biraz uğraştırıyor. Sıradan bir misel su işimi görmüyor ,çift fazlı ürün ile daha iyi sonuç alıyorum. 
Sizler farmasi jel eyeliner denediniz mi? 
Benimle paylaşırsanız sevinirim. 
Yaptığım alışverişte bir kaç ürün daha aldım .Onları da kullandıkça paylaşacağım.Sevgiler...

16 Haziran 2017

Ya Siz Olsaydınız Ne Yapardınız?



Uzunca bir süredir kozmetik ve yaşam blogları gerek bloglarında gerek sosyal medya hesaplarında bazı şikayetler ve sitemler görüyorsunuz. Bizler yani blog yazarları istedik ki bu durumu tek bir yazıda toplayalım, sorunu ve kaynağını anlatalım.

Öncelikle belirtelim; bizler marka gönderisinden çok kendi aldıklarımızı bloglarında yazan blog yazarlarıyız. Yani bu yazıyı yazma cesaretini gösteriyorsak ki bu nokta çok önemli, blogumuz biz istediğimiz için var ve var olacak!

Uzun bir süre aktif blog yazarları olarak olayları uzaktan izledik. Blog yazmayı kolay zannedenler ticari veya en azından çıkar amaçlı blog açıyorlar. Hatta blog demeyelim, instagram hesabı açıyorlar ve kendilerine blogger diyorlar. Üzerine son zamanların en moda hadisesi takipçi satın alıyorlar. Bir bakıyorsunuz 2 aylık bir instagram hesabı 40 bin takipçiye ulaşmış. Çözünürlüğü iyi fotoğraflar, hatta bazen yabancı bloggerlardan aldıkları fotoğraflar ile “dostlar iş başında görsün” mantığı ile paylaşım yapıyorlar. Ardından markalara yazmaya başlıyorlar, tanıtmak için ürün istiyorlar. Zaten instagram hesaplarını açar açmaz profillerine ekledikleri bir not var: “Reklam ve iş birlikleri için DM” Yani amaç baştan belli sizce de öyle değil mi? Ve bazıları blog nedir, blog nasıl yazılır haberi yok. İçlerinde instagramın gerçekten blog olduğuna inananlar var biliyor musunuz?.

Bu şekilde bir yol izleyerek hem gerçek blog yazarlarının emeğini hiçe saymış oluyorlar hem ‘blog yazarlığı’ vurgusunu kötüye kullanıp lekeliyorlar. Olay bununla da sınırlı değil. Markaların ‘denemeleri ve yazmaları’ için gönderdiği ürünleri satmaya başlıyor kimileri. Yani olayın ticari boyutuna kısa yolla ulaşıyorlar.

Peki bu durumda sadece kendini blogger zanneden ve etrafındakileri inandıranlar mı suçlu? Bunların hesaplarını incelemeyen ve “ben bloggerım dediğinde “hani senin blogun” diye sormayan firmaların hiç mi suçu yok? Aslında bakarsınız suçları hiç azımsanmayacak ölçüde. Onlar bu blog yazmayan ve takipçileri gerçek olmayan hesaplara ürün gönderip, ürünlerin akıbetini bile sormayınca ne oluyor? “Bu iş ne kadar kolaymış” diye düşünen meraklı insanlar da açıyorlar bir instagram hesabı, alıyorlar takipçiyi başlıyorlar firmalara yazmaya. Belki onlara da gelir öyle değil mi?

Bu arada emek veren blog yazarları ne yapıyor dersiniz? Sırf bu işi severek yaptıkları için, blog yazarken paylaşım yaparken mutlu oldukları için ceplerinden para verip o markaların ürünlerini almaya devam ediyor. Evet bir çoğu bunu yapıyor.

Sizce firmalar neden böyle yapıyor? Ürünleri yazmayan tanıtmayan hatta blog bile yazmayan insanlara neden ürün gönderiyorlar? Bizler nasılsa gidip o ürünleri alıp, kullanıp yazıyoruz. O kişiler bedava olmazsa almıyor. Sebep bu olabilir mi? Biz mantıklı bir gerekçe bulamadık. Bizler blog yazarı olarak, birer tüketici olarak blog yazarları kimdir, ne kadar samimidir bir iki defa okumakla anlayabiliyorsak koskoca pr ekipleri bunu neden anlayamıyor? Çalıştıkları markayı aşağı çekmek hoşlarına gitmez ama ürün gönderdikleri insanlar instagram hesaplarında bile ürünü yorumlamazken nasıl bir sonuca varmayı düşünüyorlar dersiniz? Peki pr işlerini instabloggerlara veren markalara ne dersiniz? Bol bol soru işreti konulacak cümleler kurmak mümkün bu paragrafta… Bizde bu soru işaretleri oluşturan markalar yanında nokta atışı yapan muhteşem firmalar da var. Onları da yürekten tebrik ediyoruz.

Bir sorun da nedir biliyor musunuz? Firmaların uyarılara duyarsız olması! Ya cevap verilmiyor, ya geçiştiriliyor. Bazı markaların ‘blogger toplantısı’ adı altında bir organizasyon yapıp katılımcıların yarısından çoğunun blogu olmayan makyaj sever instagram hesabı olması ayrı bir konu zaten.

Bu noktada hemen vurgulayalım; markaların denemesi için ürün gönderdiği çok kıymetli blog yazarları da var. Ve bizler onların yorumlarını fazlası ile önemsiyor ve ilgi ile takip ediyoruz.

Bu yazıyı hep birlikte hazırlayıp yayınlamadan önce çok düşündük. İlk soru 'acaba tepkimiz işe yarar mı?’ Evet okuduğunuza göre yazıyı yayınlama kararı aldık. Hiç bir işe yaramasa da, ürün incelemeyi değerlendirmeyi bilmeyen amacı çok farklı olan insanlarla iş birliği yapılmaya devam edilse de bizim çizgimiz net! Bugüne kadar ne yaptıysak o şekilde devam etmeyi planlıyoruz. Ya siz olsaydınız ne yapardınız?

Not: Bu yazıyı görüp paylaşmak isteyen blog yazarlarının, detaylıca anlayarak okumasını rica ediyoruz. Yazıda altını dolduramayacağı özelliklere sahip birinin bu yazıyı yayınlaması doğru olmaz. Mesela bloguna düzenli yazı girmeyen veya blogu sadece hediye ürünlerle dolu olan bir blog yazarı lütfen bu yazıyı yayınlamasın. Bizler gibi düşünen yazarların bu yazıyı paylaşması hepimizi mutlu eder. Bizler doğru yolda olduğumuzu biliyoruz ancak yazının çok fazla blogda yayına girmesi bizim tavır ve tepkimizin doğru olduğunu çok fazla insana ulaştırır.

Sağlıcakla…


15 Haziran 2017

VİSSMATE TEMİZLİK ÜRÜNLERİ

Bayram için ev  temizlikleri  başladı mı?
Bugün sizlere evimde severek kullandığım vissmate ürünlerinden ve kullanım alanlarından bahsetmek istiyorum. Vissmate ürünleri ile tanışmam firmanın bana göndermiş olduğu çamaşır suları ile olmuştu. 
O günden beri evimde severek kullandığım bir marka oldu. Hatta çevremdeki insanlara da o kadar benimsettim ki bu çamaşır sularını ,şimdi herhangi bir markette vissmate markası ile karşılaşsalar ,senin çamaşır suları şu markette de satılıyor veya senin çamaşır suyu markası yeni ürünler çıkartmış muhabetleri dönüp duıruyor. 
Hani duyan firmanın sahibi benim sanacak :))
Çamaşır suyunun en sevdiğim özelliği ,insanı tıkayan bir kokusu olmaması ve yoğun olması.
Neyse gelelim diğer severek kullandığım ürünlerine :)

İlk bahsetmek istediğim ürünü VISSMATE SİLİKONLU TEMİZLEYİCİ cam, metal,mobilya temizliğinde kullanılıyor. Mavi bir su şeklinde olan bu ürün düzenli kullanımda içerdiği silikon sayesinde yüzey üzerinde mikro ince bir tabaka oluşturuyor. Kirin,tozun ,su ve kireç lekelerinin tutunmasını engelliyor.Yaptığınız temizliğin daha uzun süre dayanmasını sağlıyor. Ben bu ürünü en fazla aynalarımda, evin camlarında ,duşa kabin camlarında ve mobilyalarımın temizliğinde kullanıyorum . Püskürtme mekanizmalı şeffaf bir şişeye sahip olan ürünün şişesini çok sevdim . Özellikle  tetik kısmının çok sağlam olması hoşuma gitti. İçeriğinde % 5 oranında silikon bulunuyor. Kimine göre yoğun olan kokusunu ben çok sevdim . Ayrıca bu ürün araba iç ve dış temizliğinde de kullanılıyor.
 Bir diğer severek kullandığım ürünleri ise VISSMATE HİJYENİK YÜZEY TEMİZLEYİCİ benim elimdeki, dağ çiçekleri ve çiçek tazeliği ,sert zeminleri temizlemekte kullanıyorum. Yerleri ,fayansları mermer ,seramik yüzeyleri ,banyodaki küvet ,lavabo ,evye gibi yerleri ve beyaz eşyalarınızın dış yüzeylerinde kullanabilirsiniz. Ayrıca kova içerisine yaptığınız suyun içine katıp camlarınızı da silebilirsiniz. 
Son günlerde banyo temizliğinde en sık  VISSMATE JEL BANYO bu ürünü kullanıyorum.
 Jel yapısı kolay durulanıyor olması ve güzel kokusu bunun en başlı sebeplerinden biri :) Direk olarak yüzeye sıkıyor ve sünger yardımı ile biraz ovalayıp duruluyorum. Verdiği parlaklık hoşuma gidiyor. Bu jel ürünün birde mutfak için olanı var .Oda merak ettiğim bir ürün en kısa zamanda alıp denemeyi düşünüyorum. 
İşte benim en favori ürünüm VISSMATE SIVI ARAP SABUNU mis gibi beyaz sabun  kokuyor. Bitkisel yağlardan elde edilen sıvı arap sabunu tüm ev temizliğinde kullanılabiliyor.  Tamamen doğal yağ ve sabun bazlı bir ürün .Tek sevmediğim yönü kapağı ölçü olarak kullanılamıyor .
Hani yumuşatıcı şişelerinde olduğu  gibi içine giren kapaklardan olsaydı daha çok hoşuma giderdi.
Böylece kapağı ölçü kabı olarak kullanabilirdim. Onun haricinde temizlemesini ve doğa dostu olması en güzel özelliği ,severek kullanıyorum. 

Dediğim gibi son günlerde evimde en sık bu ürünleri kullanıyorum. Sizde şöyle güzel bir bayram temizliğine başlayacaksanız VISSMATE ürünlerine göz atın derim. Sevgiler...

8 Haziran 2017

ESSENCE MATT MATT MATT LONGLASTİNG LİPGLOSS

Essence ürünlerini her zaman çok beğendiğimi dile getirmişimdir. Bugün sizlere son zamanlarda yine severek kullandığım Essence Matt Matt Matt Longlasting Lipgloss 'lardan bahsedeceğim. Üst üste üç tane mat vurgulaması görünce kafamda kupkuru yapacak bir lipglos canlansa da,bu ürünler kesinlikle tam bir matlık sağlamıyor.  Benim elimde üç rengi mevcut  ,serinin sanırım beş rengi varmış. .Diğer renklerine açıkçası hiç denk gelmedim.Bunun sebebi essence ürünlerinin eskisi gibi kolay bulunuyor olmaması:( Bulunduğunuz yerde Rossman veya Eve mağazası yoksa ne yazık ki çok zor ulaşılıyor. 

İçinde 5 ml ürün bulunan tatlı bir ambalajı var.Üçgen şeklinde bir fırçaya sahip. Ürün açıldıktan sonra 24 ay gibi bir sürede tüketilmesi gerekiyor. Bu lipglosların  kokuları benim için çok güzel ,şeker tadında kokulara bayılırım.Buda şeker gibi ,kremalı bisküvi gibi ne bileyim tarif edemiyorum ama çok çok güzel kokuyor. Tadı da şekerli bu arada :) Dudağa sürüldükten sonra , oturması için bir müddet beklemek gerekiyor. Daha sonra kadife gibi bir his bırakıyor dudaklarımda. Köpük tarzda bir yapıya sahip olmaları ,alışıla gelmiş olduğumuz lipgloslardan oldukça farklı ,hatta fırçasına aldığınızda oldukça yoğun geliyor yapısı .
Yukarıdan ,aşağı sıralarsam ilk renk 01 La vıe est belle serideki en sevmediğim renk oldu.Bir kere oldukça soluk bir pembe yani dudaklarıma sürdüğümde beni resmen nursuz gösterdi:) Bir diğer eksi tarafı ise dudakta rengini tam vermesi için üst üste geçmek gerekiyor yoksa fırça izi bırakıyor. 
02 Beauty-Approved  kahve tonlarında bir nude renk .Bu renk konusunda kararsızım sevip sevmediğim arasında gidip geliyorum.Kendime nude tonları pek yakıştıramadığım için olabilir sanırım  .

03 Girl OF Today işte benim favorim .bu rengi kendime çok yakıştırıyorum.Gül kurusu tonlarında bir pembe :) Bana göre serinin en güzel rengi de bu zaten .
Ben en çok dediğim gibi 03 rengini kullanıyorum. Renk bana kalırsa oldukça kalıcı ,şimdi kalıcı deyince kafanızda saatlerce çıkmıyor mu ? gibi bir soru canlanmasın . Demek istediğim benim bugüne kadar kullandığım hiç bir lipgloss saatlerce dudağımda kalmadı .Bu dokunmadığım sürece ,bir şey yemediğim,içmediğim sürece dudağımdan oynama yapmadı. Sanırım daha koyu renk kullananlar bu lipgloslardan memnun kalmamış ama ben renginde avantajı olarak çok memnunum . Birde 03 numaranın bende duruşunu ekleyip ,son noktayı koyuyorum.
 Hepiniz kendinize iyi bakın,sevgiler...